Sevgi Eylem Gerektirir
Derler ki; "Sevgi eylem gerektirir!" Ben de her zaman bunu savunurum hayatta. Evet hakikaten bir şeyi, birini, bir çiçeği, bir hayvanı bile sevmek eylem gerektirir. Birini seversin ama onu sadece sevmekle yetinmez onun için, onun mutlu olabileceği şeylerle süslemek istersin hayatını... Bir hayvanı seversin ona tüm içtenliğinle verirsin sevgini, yemek verir, başını okşarsın sevgidir bu... Bir çiçeği seversin sularsın onu güzel sözler söyleyerek.. Öyle ki konuşuruz çoğu zaman onlarla... Peki, bir insan kendini ne kadar sevebilir? Kendini ve hayatını sevmesi karşısında ne kadar harekete geçebilir? Bazen öyle savrulur ki insan ne harekete geçecek cesareti kendinde bulur ne olduğu durumdan hoşnut kalır. Şu an belki de öyle bir zamandayım. Ne cesaretim var adım atmaya ne olduğum yerden memnunum. Gün doğuyor, güneş batıyor... Zaman geçiyor, insanlar koşturuyor etrafımda... Ama sanki ben bir bilinmezliğin içinde uzanmışım öylece gökyüzünü izliyorum. Öyle eylemsiz öyle ha...